Müdavim Pro

Eğlenmek Hep Ayıptı

saint
Yazan: Bora Sarısu

22 senedir bu sektördeyim. Hem çalıştım, hem eğlendim hem de bir yerlerin müdavimi oldum. Hepte yakından gördüm sektörün özellikle eğlence yoğun kısmının kıyıda köşede gizli yaşandığını. Bakmayın şu anda korona virüs sebebiyle gece kulüplerinin belirsiz süre kapandığına. Gece kulüplerini kapatmayı veya yer altına sokmayı oldum olası meraklıyız zaten. Ne de olsa durduk yere eğlenmek bizim toplumda pek de sevilmez. Hatta evvelden sokak ortasında yiyip içmek de pek tasvip edilmezdi. Sonradan sonraya sigara yasağının da etkisiyle birlikte sokakları, caddeleri (Nişantaşı kafeleri gibi) keşfetmeye başladık. Kabul etmek gerekir köyden kente yeni göçmüş bir toplumuz. Bugün bizim soframızda yemek var ama, ya yan evin ineği süt, tavuğu yumurta vermediyse? (gizli yemekte fayda var).

2 hafta açıksa 1 hafta kapalı

Bu yüzden eğlence mekanlarına uğradığımda da çokça “kapalıyız bu akşam , kandil, ramaz, patalama, deprem….vs var, program açmıyoruz dedikleri hep kulağımın bir köşesinde kalmıştır. Hatta içki sektöründe çalışırken gelişen olaya göre önden de kestirirdik o gün kapanıp kapanmayacalarını. Gece kulüpleri de bilirdi ki 2 hafta açıklarsa, 3. hafta kapalılar. Toplumu ilgilendiren olumsuz bir durum olduğunda mekanları hemen kapatırız, ama o gün düğünümüz varsa havai fişek atmaktan geri durmayız. Eğlence bir kutsal değerin altında icra ediliyorsa sorun olmyacaktır. Bir de ortak acılarımızı paylaşmaktan çok birbirimizin ne yaptığına karışmak asıl derdimiz. Bir diğerimizle pek ilgiliyiz maşallah.

Dışarıda yeme-içmeyi eğlence sanıyoruz

Ülkede hatta şehirde yaşayıp bir barda oturup bira içmeyi veya bir lokantada oturup rakı içmeyi eğlence sanan önemli bir kitle olduğu açık. Cenazeden sonra şampanya tost eden bir kültürden gelmiyoruz tamam ama, önünde her kadeh duranı da eğleniyor sanmak sorunlu bir durum açıkçası. Tek başına bir bara gidip, çevremizdeki biri ile temas kurmaktan uzağız. Muhafazar tarafımız bir yandan, kentli olma değerlerini sürüden kopuş sayarken, diğer yandan kentin hakkını vermek için sosyal ortamlar yaratmaya çalışıyoruz. İşte bu noktada yarattığımız ordu evi/otel düğünü kültürü en büyük çözüm ortağımız olmuş durumda.

Eğlence hayatına bakış açımız düğün temelli

Kent yaşamına yeni başlayan topluluklar, (memur aileler, sonrazında beyaz yaka) köy düğününü kente taşıyamayacağı için son 50 senede otel düğünü diye bir kültür yarattı. Son dönemin popüler mekanları Yeni nesil meyhanele der düğüne benzer ortamlar sunarak popüler oldular. Uzun uzun masalar, kalabalık gruplar, Fix menü yemekler, bol bol fotoğraf çektirmeler, ardından göbek atma ve dağılma. Tek mekan, tek yemek, tek içki, tek eğlence. Fine dining olarak kabul edilen meşhur restoranlarımızın masaları da abartılı süslemeleri ile düğün masalarını aratmıyor. Bu durum ancak Turist ile temas ettiğimiz Galata veya az göç almış Kadıköy taraflarına gidince değişiyor. O yüzden bu bölgeler kısır döngüden çıkış için oldukça değerli.

Her gece kulübü bir gün kapanacaktır

Bu sosyolojik tabloda meyhaneler ve lokantalar yavaş yavaş otel banket salonlarına dönüşüyor. Türkü barlar bile yarattığımız birçok mekana göre daha şahsiyetli duruyor. Spontane eğlenmeye gidilen canlı müzik veya gece kulübü gibi işletmeler ise hep olağan şüpheli. Kabul etmek gerekirse uğruna değecek ortak bir konumuz yoksa durup dururken eğlemek bize pek uymuyor. İşte bu sebeplerden kolayca gece kulüplerini kapatıyoruz, onlar da nasıl olsa biz ayıplı ürünüz diye kuralları kolayca eğip büküp, yer altına inebiliyor.

Bu arada hatırlayamadım hakikaten bugün niye kapalıydık?

 

Yazar Hakkında

Bora Sarısu

Uluslararası içki firmaları için uzun yıllar mekan ajanlığı yapan Bora, potansiyeli olan mekanları erken evrede yakalamakta uzmandır. 20 senelik profesyonel mekan avcılığı tecrübesinden sonra 2016'dan beri Müdavim'de, nitelikli ve popüler mekanları kendi üslubu ile yazmaktadır. Bora'ya göre "en iyi mekan müdavimi olduğunuz mekandır."

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.