Mayalı İşler

Belçika Biraları – Belgian Strong Ales

Duvel bira
Şişşşt biranız dinleniyor

Son dönemlerde özellikle bira barlarında ve marketlerde karşımıza çıkan ve yüksek alkol oranlarıyla dikkat çeken Belçika biralarını biraz tanıyalım. Aslında her şey Belçika’nın coğrafi olarak nerede bulunduğu ile alakalı. Güneyinde Fransa, kuzeyinde Hollanda bulunan ülke, komşu ülkelerin temsili içkileri bira ve şarap arasında kalmış ve ortaya şaraba yakın alkol oranında biralar çıkmıştır. Yüksek alkollü ve genellikle üst fermantasyon (ale bira)yöntemle yapılan biralar, aromatik karakterleriyle şarap vari bir içim zevki sunuyor.



Duvel bira

Alkol oranı nasıl yükseltiliyor

Biranın içerisindeki alkolü yükseltmek için yaptıkları ise bir hayli ilginç. Fermantasyon sonucu %5 alkol oranı civarında olan bira şişelere doldurulur. Buraya kadar her şey normal. Sonrasında, şişenin kapağını kapatmadan önce içine bir miktar fermente edilebilir şeker ve maya eklenir ve ikinci fermantasyon için mahzenlerde beklemeye alınır. Şampanya yapımında da uygulanan bu teknik sayesinde alkol ve karbondioksit yükselmiş olur. Bu biraların ilk temelleri, “gelen ziyaretçilerin yüksek alkollü ve aromalı biralara”olan ilgisini gözlemleyen, manastırdaki keşişler tarafından atılmıştır.

TARİHÇE

Manastırda yapılan biralar

Belçika birasının masalsı da bir hikayesi var. 11. yüzyılda kilisenin dini yorumunu rahat ve gevşek bulan bir grup Fransız keşiş, kendi tarikatlarını kurar. “The Order of Cistercians” adındaki bu tarikat, manastır kuralları gereği, mümkün olduğunca aralarında konuşmaz, ibadet eder ve tarımla uğraşırlar. Tarımın yanında kendi peynir, şarap ve biralarını yapan keşişler, zaman içerisinde gelen ziyaretçiler ile bu yiyecek ve içecekleri paylaşır. Tanrının evi olarak kabul ettikleri manastırda, misafirperverliğe önem veren keşişlerin ürettiği bira ve şaraplar, ziyaretçiler arasında gittikçe ünlenir.

Belçika biraları

“Bu kadar iyi biraları olunca sessiz olmalarına şaşırmamak lazım”, The Guardian

Belçika’ya göç

Aradan asırlar geçer ve adları Trappist olarak anılacak bu keşişlerden bir bölüm, 19. yüzyılda Fransız devriminin rüzgarı ve Napolyon’un kovalaması ile kendilerini Belçika’da bulur. Bu bölgenin şartları, iyi üzüm yetiştirmeye müsait değildir. Ayrıca Benelüks kültüründe bira daha yaygındır. Yeni coğrafyalarında manastırlarını kuran keşişler biraz şaraba olan özlem, biraz da şartlardan dolayı daha aromalı ve yüksek alkollü biralar üretir. 1919’da Belçika’da çıkan ve yüksek alkollü likörlere kısıtlamalar getiren yasa da, yüksek alkollü biraların gelişmesine katkıda bulunur.


TRAPPIST BEER

Kar amacı güdülmüyor

Günümüzde hala manastır çıkışlı biralar mevcuttur. Bu biralara Trappist deniliyor. Bir biranın Trappist olarak anılabilmesi için bazı şartlara sahip olması gerekiyor.  Bu şartlardan en göze çarpanı, üretimin manastır sınırları içerisinde, keşişler veya onların yönetiminde yapılması gereği. Ayrıca kar amacı güdülmemesi ve bira üretiminin manastırdaki öncelikli iş haline gelmemesi kurallar arasında. Topluluk, manastırları ve yaptıkları ürünler dejenere olmasın diye 1997 yılında bir dernek kuruyor. Bu dernek, Trappist olma şartlarını belirliyor ve sadece uygun ürünlerde aşağıda bulunan logo kullanılabiliyor. Dernek tarafından kabul edilmiş hali hazırda 6’sı Belçika’da olmak üzere 10 Trappist bira bulunmakta. Bunlardan Chimay çeşitleri Türkiye’de bulunmakta.

trappist logo

http://www.trappist.be/en/pages/monasteries

Chimay Grand Reserve

Beş çeşit birasından en yüksek alkollü olanı Grand Reserve, dolgun ve kompleks bir tada sahip. Zengin malt tadının hissedildiği bira, karamel ve meyvemsi aromalar barındırıyor. Tabi bu aromaları hissetmek için buz gibi içmek yerine, 10-12 dereceler ideal ısı olarak belirtiliyor.

chimay bira

%9 alkol oranındaki bira 10-12 derece sıcaklıkta içilmeli

MANASTIR BİRASININ TİCARİ OLAN VERSİYONU – ABBEY BEER

Diğer manastırlarca üretilen veya Trappist keşişlerin yönlendirmesinde ticari bira üretim hanelerinde üretilen biralar Abbey beer olarak anılıyor. Özellikle 1997 yılında Trappist manastırlarının dernekleşmesi sonucu bu ismi kullanabilen 10 manastır birasının kalması ile, Abbey ve Trappist ayrımı net bir şekilde ortaya çıkıyor.  Ülkemizde Leffe ve Tripel karmeliet gibi örnekleri bulunan Abbey beer, global çapta dağıtımı olan bir bira tipidir.

Tripel Carmeliet

300 yıllık reçetesine sadık kalınarak, arpa, buğday ve yulaf üçlüsünün birlikteliğiyle oluşan bira, %8.40 alkol oranıyla kremamsı bir köpüğe sahip. Muz ve vanilya aromaları veren özel mayasıyla, ağızda tatlı bir final ile sonlanıyor.

tripel-karmeliet-bira

Strong Golden Ale DUVEL

 Yüksek alkollü Belçika biraları arasında en bilinenlerden. Flamanca şeytan anlamına gelen Duvel, %8.5 gibi yüksek bir alkolü mayasından gelen aromaların etkisi ile, hissettirmeden yudumlatmasıyla bu ismi fazlasıyla hak eder. Birayı yapan uzmanlar, yüksek alkollü bir ale olmasına rağmen açık renkli, altın sarısı bir renge sahip olması ile övünür.
Duvel bira

Şişşşt biranız dinleniyor

Şişede fermantasyon ile alkolün yükseltilmesi esnasında mahzenlerde dinlendirilen bira, uygulamanın benzerliği sebebiyle bira çevrelerince “biranın şampanyası” olarak anılmaktadır. Aynı zamanda iyi bir yemek eşlikçisi olan Duvel, deniz ürünleri ve sert peynir tipleriyle iyi uyum sağlar. Belçika’nın ünlü midyecisi “Leon de bruxelles’in” menüsünde bulundurduğu nadir Belçika biralarından birisidir.

 

Duvel bira

Duvel bira fabrikası, mayşeleme tankları

İçim zevkini arttırmayı hedefleyen Tulip bardağı ile narenciye aromaları kolayca hissedilir. Şişede fermantasyon gereği dibinde bulunan maya tortusu sebebi ile özel bir dolduruş stili vardır. 45 derece açıyla kendi bardağına doldurmaya başladıktan sonra yavaşa yavaş bardağı dik bir pozisyona getirip görkemli bir köpük elde edilir. Şişenin son 1 cm’lik bölümüne gelindiğinde durulur. Şişedeki kalan bölüm aromanın daha yoğun hissedildiği maya tortusunu olduğu bölümdür. İsteğe göre bu bölüm ayrıca içilir veya çalkalayıp önceden bardakta oluşturduğumuz köpüğün üzerine ilave edilir.

Ağzımızla içelim

Başlık biraz sert kaçmış olabilir. Kastım şu ki, beynimiz bardakta duran sıvıyı gördüğünde, almamız gereken yudum miktarını otomatik ayarlar. On the rocks bardakta duran buzlu bir viskiye dudaklarımızı değdirmek yeterli olurken, buz gibi bir biradan 2 büyük yudum almak fazla kaçmaz. Her ne kadar bira olsa da, yüksek alkollü bira içerken, yudum ölçümüzü “şarap ve bira arası” bir seviyeye ayarlamak içim keyfini artıracaktır. Tam tersi mantıkla, çok susamış olduğumuz bir anda bira ısmarlayacak isek %5 alkol civarı lager bir bira ile başlamada fayda vardır. Vücuda dengeli ve zaman yayılmış bir şekilde alkol almak için bu uyarıyı göz ardı etmeyin.


Bardağını ısrarla isteyin

Son olarak bahsi geçen biraların kendine özgü, üzerinde logoları bulunan bardakları bulunmaktadır. Bu bardaklar, içim keyfini arttırmak ve biradaki gaz, ısı ve aroma gibi unsurları el verdiğince korumak için tasarlanmıştır. Dışarıda tüketmeniz halinde iş biraz daha kolay gözüküyor. Yüksek alkollü Belçika birasını sunan bir işletme, muhtemelen bardağından da bulundurur. Ancak yine de servis personelinin unutması durumunda içtiğiniz biranın kendisine özel bardağını talep edin. Evde tüketiyorsanız işiniz daha zor. Şirketler mevcut yasalar sebebi ile tüketiciye yönelik logolu bardak ulaştıramıyorlar. Başka yollardan da bardak edinemediyseniz, ale biranızı balon şarap kadehlerde keyifle içebilirsiniz. Bu şekilde aslına yakın bir deneyim elde edebilirsiniz. AFİYETLER DİLERİM…

Comments

comments

Bora Sarısu

Uluslararası içki firmaları için uzun yıllar mekan ajanlığı yapan Bora, potansiyeli olan mekanları erken evrede yakalamakta uzmandır. 20 senelik profesyonel mekan avcılığı tecrübesinden sonra 2016'dan beri Müdavim'de, nitelikli ve popüler mekanları kendi üslubu ile yazmaktadır. Bora'ya göre "en iyi mekan müdavimi olduğunuz mekandır."

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.