Analiz-Kritik Müdavim Özel Yunanistan

Yunanistan Gerçekten Ucuz mu?

Her yaz geldiğinde Yunanistan‘da tatil yapmanın ne kadar ucuz olduğu hararetli bir şekilde tartışılıyor. Yunan adalarındaki plajların bakir ve ücretsiz olması, yeme-içmenin kaliteli ve ucuz olması, her sene daha yüksek bir sesle vurgulanır hale geldi. Görünüşe göre tartışma, memleketteki son köşe yazarı, konu ile ilgili yazana kadar da gündemden düşmeyecek gibi gözüküyor. Turizm sektörünün temsilcileri ise konuya, “Aman canım yapmayın ya, o kadar da büyütülecek  bir fark yok. Ayrıca vatan, millet, Sakarya” gibi ciddiyetsiz ve içi boş argümanlar ile yaklaşıyor.


cavo paradiso-kos

cavo paradiso-kos, Yunanistan’ın bakir sahillerinden bir tanesi

 Peki gerçekten Yunanistan bizden ucuz mu?

Yunanistan‘ın bizden ucuz olaması aslında teorik olarak pek mümkün değil. Sebebi Euro gibi bize göre oldukça pahalı bir para birimi kullanmaları ve krizden geçmelerine rağmen bizden çok yüksek olan kişi başı yıllık gelir miktarı. Ancak pratikte durum farklı gelişiyor. Biz de yenilen bir yemeğin benzeri, Yunanistan‘da yarıdan ucuz fiyatlara yenebiliyor. Bu durumun arkasında 4 temel faktör var. Bu faktörler:

-Türkiye’de alkole uygulanan yüksek vergiler

-Yemek-içki uyumunun biz de fikren yerleşmemiş olması (alkolü sarhoş olmak için alıyoruz)

-Dışarıda yemek yeme kültürünün, Yunan halkında tabana yayılmış olması.

-Ve tabi ki fırsatçı yaklaşımların toplum kültürü tarafından desteklenmemesi.

Ancak yine de konuyu Yunanistan bizden ucuz deyip, kestirip atmak çok doğru olmaz. Zira durum öyle olsaydı, milyonlarca Avrupalı ve Rus turist için en ucuz destinasyon Türkiye olmazdı.

Cavo paradiso, Kos

Elia, Kos’da keyifli bir restroran

Kıyas yaparken elma ile armut karıştırılıyor

Konu ile ilgili en çok kıyasa tabi olan Alaçatı mekanları genelde Kos, Sakız adası veya Dedeağaç ile kıyaslanıyor. Bana göre hata da burada başlıyor. Kendi turistik bölgelerimizi o kadar da yaban atmayalım. Alaçatı ve Bodrum, bir kasaba veya düşük profil İngiliz ve Hollandalı turistin gittiği bir adayla değil, olsa olsa Mikonos ile kıyaslanabilir. Üstelik son zamanlarda yavaş yavaş Yunanistan’a giden Türklerden, yemek servisindeki eksiklikler ile ilgili söylenmeler de başlamış durumda. Bu şekilde bakarsak, Alaçatı ile Mikonos’un yeme-içme fiyatları açısından hemen hemen yakın olduğunu görürüz.

 Sorun standartlarda

 Alaçatı‘da bir restoranda yemeğe ne ödeyeceğiniz aşağı yukarı belli iken, nasıl bir deneyim yaşayacağınız meçhuldür. Yunanistan’da ise gözü kapalı seçeceğiniz bir restoranda üç aşağı beş yukarı aynı standartlarda yemek yersiniz. Dolayısı ile Türkiye’de fiyatların düşmesini beklemek yerine, kalitenin ve standartların yukarı çekilmesini talep etmek daha mantıklı olacaktır.

Gittiğimiz yerleri kendi mekanlarımızı oluşturuyoruz

Simi’de Manos, Kos’ta Nick the fisher man, Dedeağaç’da Nisiotiko… Örnekleri çoğaltmak mümkün. Sezonda gittiğinizde bu restoranlar en az  %70 Türkler’den oluşur. Es kaza tavsiye üzerine giderseniz, bu mekanların Türkiye’de ki restoranlardan ucuz olmadığını görürsünüz. Türklerin yoğun gittiği bir ada veya bölgede mutlaka fiyatları abartılmış, Türkiye standartlarına çekilmiş bir restoran bulursunuz. Bu tablo, milletimizin Türkiye’deki fiyatlardan pek rahatsız olmadığını, hatta bu durumu Yunanistan’a bile ihraç etmeye çalıştığını gösteriyor.

Nick the fisherman, Kos

Nick the fisherman, Kos

Rahat ve özgürlük hissi

Bire bir menü karşılaştırması yapıldığında aşağı yukarı fiyatlar benzerdir. Örneğin Türkiye’de bir porsiyon kalamar 30 TL iken Yunanistan’da 8 € civarıdır. Ancak 2 kalamarın kalitesi ve porsiyondaki miktarı arasında devasa bir fark bulunmaktadır. Ama asıl önemli konu, buradaki restoranların sürekli olarak meze, ara sıcak, ana yemek satmaya çalışmaları ve adamına göre davranmaları denebilir. Bu durumdan bezmiş insanların Yunan adaları ve şehirlerini tercih etmelerinin en önemli sebebi aslında kendilerini rahat ve özgür hissetmeleri.

Ucuz yemeğin sırrı “lokal mekanlara takılmak”



Yunanistan‘ın nimetlerinden yararlanabilmek için hangi motivasyon ile gidildiği ve beklentiler oldukça belirleyici pozisyonda . Son dönem gittiğim Yunan restoranlarında personelden en çok duyduğum kelime “siga siga” yani, “yavaş yavaş.” Hem ucuza yiyip-içip hem de hızlı ve dört dörtlük servis istiyoruz ki, adamlar artık “ya bir durun demeye başlamış“.



Yunanistan’a gidip,

-Ben lokal mekanlara takılmam,

-Masanın başında hazırda garson isterim

-Tabağım kirlenir kirlenmez değişsin isterim

-Türkler’in gittiği mekanlardan kopmam,

-Masayı, menüdeki tüm deniz mahsulleri ile donatırım.

-Mekanın lokal şarabını, rakısını içmem.

-İlla Yeni rakı, Barbayanni içerim,

derseniz,

Yunanistan tatili de oldukça pahalıya gelebilir. Sözün özü, Yunanistan’dan en yüksek verimi sağlamak için hepimizin içine az-çok işlemiş olan görgüsüzlüğü sınır kapısında bırakmak yeterli olacaktır.

 

 

Comments

comments

Bora Sarısu

İçki sektörü, restoranlara hizmet sunan on-line yayıncılar ve bir dönem Los Angeles de ikamet ettiği sırada restoranlarda, çeşitli görevlerde çalışmıştır. Kariyeri boyunca, restoran, bar ve yeme-içme dünyası ile ilgili, çalıştığı şirketlere raporlar hazırlayan Bora, bu bilgileri tüketici ile paylaşması gerektiğini düşünerek, müdavimi kurmuştur.

Leave a Comment